Son Dakika
16 Ağustos 2017 Çarşamba
29 Haziran 2017 Perşembe, 12:58
A Saydam
A Saydam a.saydam@umutgazetesi.org Tüm Yazılar

Katar’la dost ol Suud’la arkadaş

Muktedirin tercihlerinin kıstası nedir? Kararlarını neye göre veriyor? Dostu-düşmanı hangi saiklerle belirliyor? Kurumsal birlikteliklerine, ittifaklarına bakacak olursak, tablo çok karmaşık… Bir tarafta NATO üyeliği var, diğer tarafta ise Körfez Emirliklerinden müteşekkil sözde İslam devletleri birliği… Putin Rusya’sı ile de bir kulvardan yürünüyor. Unutmadan, bir de çok sayıda ticari ve askeri anlaşmayla ortaklık kurulmuş olan Siyonist İsrail var…

Muktedir, ambargoya maruz kalan “dostu” Katar’ı “arkadaşlarının” elinden kurtarmaya çalışıyor. Zalimlerin omurgası yoktur, zaman neler gösterecek izleyip göreceğiz.

Katar meselesi gündemdeyken, Suud ile İsrail’in mail trafiğine dair yapılan hacker ifşaları arada kaynatıldı. Bu maillerde iki taraf da isimlerinin beraber anılmasından duydukları mutluluğu paylaşıyorlar, “ne güzel, dünya basınında İsrail ile Suud yan yana anılıyor, müthiş onur duyuyoruz” gibi şeyler yazılmış maillerde…

Başta sorduğumuz soruya geri dönersek, muktedir zat dostlarını neye göre seçiyor? Eski muktedir Kemalist kesime göre, dış politikada tek kıstas olmalıdır: TC’nin çıkarları… Mevcut muktedir ise elinde Kur’an dilinde İslam ile, “İslam dünyasının” çıkarlarını da ön planda tutuyor gözükmekte… Kemalistler “millet” derken, muktedir “millet ve ümmet” retoriğine sarılıyor. Her iki kesimin de “millet” perdesiyle tarif ettikleri şey, kendi çıkarlarıdır, zenginliklerinin, kula kulluk düzeninin bekasıdır. Dolayısıyla, “millet”in çıkarları zamana, mekana, kimin muktedir olduğuna göre değişir. Peki “ümmetin çıkarı”nın kıstası nedir? Mümtehine suresi 9. ayette bu duruma açıklık getirilmiştir:

“Allah sadece, sizinle din konusunda savaşanları, sizi yurdunuzdan çıkaranları ve sizin çıkarılmanıza yardımcı olanları veli (dost, hükümdar) edinmenizi yasaklar…”

Muktedirin NATO’daki dostları ABD ve AB açık İslam düşmanlığı yapmıyor mu? Siyonist İsrail, kardeş Filistin halkını öz yurdundan çıkarmak için –van minüt demeden- soykırım yapmıyor mu? Suud’u, BAE’si, Katar’ı, sözde İslam ülkeleri tüm bu zalimlerle “küreye” el basmıyorlar mı, sayısız ticari-askeri ortaklıklara imza atmıyorlar mı?… Kur’an’ın evrenselliği budur işte! Mümtehine suresi adeta bugünü tarifliyor. Ayetin devamında, tüm bu alçaklarla dost olanlar da isimlendiriliyor:

“Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.”

Ümmetin çıkarı Kur’an’da açık seçiktir. Egemen İslam bunu biliyor, o yüzden Kur’an’ı bir şarkı yarışmasının parçası kılacak kadar aşağılıklaşıyor, yeter ki açılıp okunmasın, anlaşılmasın… Bu yolda çil çil altınlar feda olsun!

Siz Katar’la, ABD’yle dost olun, İsrail’le, Suud’la, BAE’yle arkadaş… Zaten sonunuz yaklaşıyor yavaş yavaş…